|
Tweet |
Van Barosu’ndan yapılan açıklamada, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Biyoloji İhtisas Dairesi’nin 10 Ekim 2025 tarihli raporunda, Rojin Kabaiş’in vücudunda iki farklı erkeğe ait DNA tespit edildiği ve bu örneklerin sternal ile intra-vajinal bölgelerde bulunduğunun belirtildiği hatırlatıldı.
Açıklamada, bu bulgular üzerine Van Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ek mütalaa talep edildiği ve Adli Tıp Kurumu’nun iki ayrı ihtisas dairesi tarafından yeni raporlar düzenlendiği ifade edildi.
Biyoloji İhtisas Dairesi’nin 14 Ekim 2025 tarihli raporunda, Kabaiş’in otopsi öncesi ve sonrası süreçte bulaşma (kontaminasyon) ihtimalinin tamamen ortadan kaldırılamadığı, bu nedenle DNA örneklerinin bulaşma ihtimalinin halen geçerli olduğu kaydedildi.
Adli Tıp 5. İhtisas Dairesi’nin hazırladığı raporda ise, elde edilen bulguların ölüm öncesi temas veya bulaş yoluyla oluşabileceği belirtilerek, bulaşma ihtimalinin öncelikli olarak değerlendirilmesinin doğru bir yaklaşım olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, bu tür vakalarda şüpheli kişilerden hızlı şekilde biyolojik örnek alınmasının önemine dikkat çekildi.
Açıklamada, Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan incelemelerde bulaş ihtimalinin kurum yönünden dışlandığı, ayrıca Kabaiş’in morga intikali sürecinde cenazeye temas etmiş olabilecek 134 kişinin DNA profillerinin de karşılaştırıldığı ve bu kişilerden kaynaklı bir bulaşmanın tespit edilmediği bildirildi.
Van Cumhuriyet Başsavcısı ile 13 Kasım 2025 tarihinde yapılan görüşmeye de değinilen açıklamada, Kabaiş’e ait cep telefonunun açılması için İspanya Adalet Bakanlığı ile yazışmaların sürdüğü ve telefonun İspanya’ya gönderileceği bilgisi paylaşıldı.
Van Barosu Kadın Hakları Merkezi açıklamasında, “Rojin Kabaiş’in şüpheli ölümünün aydınlatılması için taleplerimiz dosyaya sunulmuştur. Bu sürecin sonuna kadar takipçisi olacağız” denildi.